Kılıçdaroğlu’na sert cevap: Namus ve haysiyet fukarası !

Erdoğan, “Şimdi bunun rastgele bir yapıtı olmadığı için akıl derecesini ölçemiyoruz, hem de akıl sıhhatinin yerinde olup olmadığını da bilmiyoruz. Hani insan mücadele ederken şöyle kendi sıkletine uygun birisi çıksın o sıklete göre mücadele etsinler. Bunun sıkleti de ölçülemiyor” dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde Adıyaman, Balıkesir, Bayburt, Bilecik, Çocum, Diyarbakır, Kastamonu, Malatya, Mersin ve Ordu’dan gelen muhtarlarla 19. Muhtarlar Buluşması’nda bir araya geldi. Programda konuşan Erdoğan, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kendisine yönelik eleştirilerine sert yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Aslında söyleyene bakarak netlikle girmemem koşul olan bir tartışma var lakin karşımdaki kişinin yanıt vermediğimde kendisinin haklı olduğunu düşünecek hem de buna inanacak kadar cahil ve ahlaksız olduğunu bildiğimi için zaruri olarak temas etmek zorundayım. Zira bu bir değil, iki değil, üç değil, beş değil, on değil. Sabır, sabır, sabır” diye konuştu.

“SERSERİ MAYIN GİBİ”

“Ana muhalefet partisinin genel başkanı hem parti kongresinde hem de grup toplantısında yine çirkin yüzünü göstermiş” diyen Erdoğan, “Bu zat bir müddettir şahsımla ilgili, ailemle alakalı ağzına da, kişiliğine de netlikle yakışmayan bir şekilde bir namus ve haysiyet edebiyatı tutturmuş gidiyor. Bundan kazandığım tazminatlar artarak devam ediyor, o ayrı mesele. Aslında kendisine bunun cevabını hiçbir şekilde karşılık veremeyeceği ve veremediği şekilde müteaddit defalar ifade ettim. Lakin bir takım insanlar vardır ya hani yüzüne tükürsen ‘yağmur yağıyor herhalde’ der. Bu da işte böyle pişkin bir tip. Cehaletin ve çirkefliğin bir araya toplandığı bir kişiliğe hiçbir sözün kafi gelmediğini üzüntüyle görüyoruz. Bu sefer yalnızca bana sataşmakla kalmamış, hakimleri, savcıları, Yüksek Seçim Kurulu’nu da hedef almış. Halkımızın güzel bir sözü vardır, nerede, ne zaman, kime çatacağı belli olmayan kişiler için ‘serseri mayın gibi’ derler. Bu da öyle, serseri mayın gibi. Ne zaman, kime bulaşacağı belli olmuyor” ifadelerini kullandı.

“SİYASET BİLMEDİĞİ BELLİ FAKAT HESAP DA BİLMİYOR”

1 Kasım seçimleri öncesinde Başbakan Ahmet Davutoğlu’na yönelik “Hükümeti kuramadı, öyleyse ana muhalefetin başkanına bu görev verilmelidir” yönündeki eleştirileri anımsadan Erdoğan, şöyle devam etti:
“Ben de o zaman bir şey söylemiştim, ‘Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nin adresini bilmeyene benim verecek veyahut da kaybedecek zamanım yok’ demiştim. Hemen hemen 2016 yılının Ocak ayını bitiriyoruz, bu zat hala geçtiğimiz sene 7 Haziranının davasını güdüyor. Siyaset bilmediği belli lakin hesap da bilmiyor. Türkiye 1 Kasım’da yine seçimini yaptı ve yoluna devam ediyor. Üstelik söz ettiği konunun da ne Anayasayla ne yeminle ne şununla ne bununla bir alakası yok. 7 Haziran’da 400 demiştim, 1 Kasım’da 550 dedim. Türkiye geleceği için kuvvetli bir parlamento yapısının oluşmasını temenni etmem, bu zatı neden bu kadar rahatsız etti acaba, ben bunu anlamıyorum. Tabi mevzu başka. Aslında bu zatın asıl karın ağrısını da ortaya dökerim lakin inanın bana ben bu konuları konuşmaktan hicap duyuyorum. Türkiye’nin bunca problemi varken, çözüm bekleyen bunca sorunu, birlik ve beraberlik içinde üzerine gidilmesi koşul olan bunca sıkıntısı varken bu namus ve haysiyet fukaraları için zaman harcamak bana zül geliyor. İşte buyrun, teröristleri savunan birisi de bu değil mi? Onların arkasında duran bu değil mi? Hangi namustan hani şereften söz ediyorsun sen? Bir kasetle geldin.”

“BIRAKSANIZ VAR YA MEMLEKETİ BATIRACAK”

Kılıçdaroğlu’nun bürokrat olduğu dönemde başına getirildiği müessesesi batırdığını söyleyen Erdoğan, “Tarih dile geldi, televizyonlar gösterdi. SSK’yı batıran bu adam değil mi? Bu adam. Nice vatandaşlarımız, bunun SSK’nın başında olduğu dönemde o hastanelerin odalarında ne halde olduklarını bilmiyor muyuz? Şu anda benim jenerasyon bunu çok iyi bilir. O hastanelerin hali neydi? İlacımızı alamıyorduk, ilacımızı. Hatırlayın o günleri. Odalara, koğuşlara girmek olası değildi. Bir hastanenin en ehemmiyetli şeyi hijyendir, hijyen diye bir olay mevzubahis değildi, hijyen bu ülkede bizimle tanıştı. Ondan önce yoktu. Siyasetçi olmuş, başında bulunduğu partinin girdiği tüm seçimleri kaybetmesine yol açmış, partisini batırmış. Ana muhalefeti temsil etme şerefini elde etmiş, ülkenin de milletin de geleceği için tek bir hayırlı sözü, tek bir hayırlı projesi, tek bir hayırlı hizmeti vaki değil. Bıraksanız var ya memleketi batıracak. Başka bir söylemle neresinden tutsanız elinizde kalan bir zavallı” ifadelerini kullandı.

“AKIL SAĞLIĞININ YERİNDE OLUP OLMADIĞINI BİLMİYORUZ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kılıçdaroğlu’na Tanzimat Dönemi yazarlarından Ziya Paşa’nın “Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. Şahsın görünür rütbe-i aklı eserinde” sözleriyle karşılık verdi. “Şimdi bunun rastgele bir yapıtı olmadığı için akıl derecesini ölçemiyoruz. Hem de akıl sıhhatinin yerinde olup olmadığını da bilmiyoruz” ifadesini kullanan Erdoğan, şöyle devam etti:

“Hani insan mücadele ederken şöyle kendi sıkletine uygun birisi çıksın o sıklete göre mücadele etsinler ya. Bunun sıkleti de ölçülemiyor. Söylediğiniz her sözün israf, yaptığınız her hamlenin enerji kaybı olduğu, teneke gürültüsü kabilinden boş konuşmanın dışında bir varlık gösteremeyen, rastgele bir vasfı zati olmayan birisine şimdi ne diyeyim ben. Kendi geçmişinden utanan, terör örgütünü dahi şöyle kalpten gelen candan bir buğz ile kınayamayan, partisi içindeki klikleri birbiri ile yarıştırmayı politika sanan bu perişanı ademe mahkum ediyorum. Milletin zati yok saydığı bu zatı ben neden adam yerine koyayım ki? Varsın kendi hiçliği, kendi cehaleti, kendi başarısızlıkları, kendi kifayetsizlikleri, kendi hakaretleri, küfürleri içinde çırpınsın dursun.”

“ALLAH ONLARI ISLAH ETSİN”

Ziya Paşa’nın “Terkib-i Bent” isimli eserinden alıntı yapan Erdoğan, “Ne diyor Ziya Paşa? ‘İnsana sadakat yaraşır görse de ikrah, yardımcısıdır doğruların Hazreti Allah.’ Hiçbir kötü, hiçbir iğrençlik bizi yolumuzdan alıkoyamadı, alıkoyamayacak. Zira biz doğru olduğumuza bunun için de Allah’ın yardımcımız olduğuna inanıyoruz. Allahımızla da alakalı bir izah yaptı, ona girmeyeceğim. Zati gaf üstüne gaf yapıyor zira bilerek, inanarak konuşmuyor. Acaba şu ifadeyi nasıl kullanırsam aldatırım’ diye bunun çaba içerisinde. Allah onları ıslah etsin. Bizim yar ve yardımız olsun inşallah” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP öncüsü Kılıçdaroğlu ile alakalı 100 bin TL’lik tazminat davası açmış, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı da Kılıçdaroğlu ile alakalı partisinin hafta sonu gerçekleştirilen 35. Olağan Kurultayı’ndaki konuşmasında sarf ettiği “diktatör bozuntusu” ifadeleri hasebiyle “Cumhurbaşkanı’na alenen hakaret” suçundan tahkikat başlatmıştı. 

SİNAN USLU

Bir önceki yazımız olan 'Kendince akademik veya siyasi fetva veren bu zihniyetten tiksiniyorum' başlıklı makalemizde akademik, bu ve fetva hakkında bilgiler verilmektedir.

Leave a Reply